Bu Çığır Nereye

28/10/2009 ·

Evrenin içi daraldı.Daraldıkça hayat çekilmez hale geldi.Kimi coğrafyalarda katliam zulüm işlenirken,kimi coğrafyalar aç,açık gezerken,yaşamdan ziyade hergün ölüme dua ettiler.Bazı coğrafyalarda ise  bitmez olanaklar içinde şımaran,dünya metasına aldanıp,serüven adına,zevk adına,çılgınlık adına hayatın çizlerini tanımayanlar; ''Suç işlediler.''İnsanların duyarsızlıklarından dolayıda bu işlenilen suçlar gün be gün ziyadeleşti.

Yeryüzünde, matematiksel olarak herkese yetecek miktarda gıda üretiliyor. Tarımın makineleşmeyle geliştirilmesi, verimin arttırılmasına yönelik bilimsel araştırmalar ve sulu tarımın yaygınlaşmasıyla insanlık tarihinde öncesi görülmemiş bir gıda üretim ve bolluğu söz konusudur. Hatta kişi başına düşen gıda miktarının yaklaşık 2,5 kg olduğu göz önünde bulundurulursa, açlığı bir kenara bırakın, insanlar dengeli beslenecek ve belki de aşırı kilolarından yakınacaklardı. Fakat, gerçekler ve mevcut durum bunun tam tersidir. Yeryüzünde yetersiz beslenen insan sayısı 888.280.854; bir gün içinde açlıktan ölen insan sayısı 17.330; bu yıl açlıktan ölen insan sayısı 4.178.911’dir. Diğer yandan, şu anda yeryüzünde 1.122.995.850 insan aşırı kilolarından şikayetçiyken, obezite hastalığına yakalananların sayısı da 334.610.467’dir. Neticede insanlar, dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olamadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar; yani bir yandan bazı insanlar açlıktan ölürken, diğer yandan bazıları da obez hastalığına yakalanıyor. Durum böyleyken yaşanan bu adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeplerini ve müsebbiplerini araştırmak ve bilmek, açlık sorununu çözmede yerinde ve sağlıklı bir yaklaşım olur.bkz(1)

Bu alıntı yaptığım araştırma sonucu gösteriyor ki,insan türü büyük bir suç işlediğini ve bu suçu halade işlemekte.Bu durumda insan türünün büyük bir ziyanda olduğunu gösteriyor.Özellikle vahyin muhatabı olan Müslümanlar.Bence Müslümanların bu tablo sonucunda fıtratlarına dönmeleri lazım.Aksi takdirde bunun hesabı çok şiddetli bizden sorulacak.Peki bizim önümüze öyle birşey çıkardın ki içimiz burkuldu.Ne yapmamız lazım bu durum da müslümana düşen görev ne olabilir ki? Derseniz

 

Cevap:

         Bizi Kur'an inşa ettiği çağlarda biz hayatı inşa ediyorduk.

Biz kendimizi vahyin inşa projesine  bıraktığımız çağlarda ümmet idik.

Ümmet demek ''Üm'' demek ''Üm''demek anne demek.Yani bizi Kur'an inşa ettiği çağlarda biz yeryüzüne annelik yapıyorduk.Tüm yetimlerin anasıydık nerde bir yetim görseydik bağrımıza basar,sahiplenirdik.Yeryüzünün yetimleri bize gelirdi biz onlara.Yeryüzünün Anası idik babası idik.Hangi cografyaya adım bastı isek oraya huzuru,barışı,saadeti ve Vahiy-i götürürdük.İşte Kur'an'a sarıldığımız zamanlarda böyle bir ümmet idik. Sevgili kardeşlerim bunun bir başka alternatifi olamaz.Dinimize dönmeleyiz.Kendimize gelmeliyiz.İnanın yeryüzünün tüm mazlumlarının bize ihtiyaçları var ve hala bu mazlumların gözleri bizim üzerimizde.Sadece bizden ümitvarlar.Başka da kimse yok.Sadece siz varsınız.Artık birleşip mazlumlara şefkat kanatlarımızı açmamızın vakti geldide aşıyor.Son olarak ÜMMET-İ MUHAMMED'İ BİRLİK BERABERLİĞE ÇAĞIRIYORUM...!


Petrolü kontrol ederseniz ulusları kontrol edersiniz;
Gıdayı kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz
.(2)

 

 1-www.ihh.org.tr
2-Henry Kissinger

 

                                                     Mehmet Öz

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım